Çarşamba, Nisan 26, 2006

Memnuniyet Üzerine

Öncül 'ün geçenlerde söylediği bir söz üzerine yaşadığını sandığım değişim gerçekten şaşırttı beni. Okuldaki bir öğretmen arkadaşının geçici ve kendi isteği ile geldiği yeni görevinden memnun olmadığı her şeye olumsuz bir gözle baktığı,sorumluluklarını sahiplenmeyip ,küçümsediği türünden ;onun bu meyandaki yüz ifadesini göstererek ,bir şeyler anlattı.Bu memnuniyetsizliğin onun çevresinde nasıl sevimsiz ve itici bir hale yarattığını-özellikle kendi indinde-belirtti.
Olayları yorumlama tarzıyla daha öncede sürekli şahitler huzurunda eleştirdiğim sevgili yoldaşımı tanıyorsanız tabi ki bu duruma siz de şaşırırdınız.Demek karşıdan biri tarafından aynı davranışa maruz kalmak gerekiyormuş.Böylesine olumsuz ve memnuniyetsiz bakış açısının daha baştan insanı çıkışsız bıraktığı, zor -lukları iki misli büyüttüğü ortada.
Arzuların ,ihtiyaçların ve beklentilerin sonu olmadığı gerçeği bile sürekli memnuniyetsizliği mahkum etmeye yeterken ben sözü biraz daha uzatmak niyetindeyim.Çünkü memnuniyetsizliğin yararlarına da inanıyorum.Bu yüzden ''sürekli'' memnuniyetsizlikle , olumsuz bakışı birbirine eşitliyorum.Ve bu nokta da Pindaros 'un sözünü sürekli memnuniyetsizlere ithaf ediyorum:''İnsanlar arasında dünyaya ait şeyleri beğenmeyerek,gözlerini uzaklara diken,tembel umutlarla var olmayanları kovalayan bir insan kesimi var...''
Böylesi olumsuz bakış öncelikle içimizdeki enerjiyi emip tüketen bir etkisi var sanırım.O vakit pili-gazı bitmek üzere olan, karanlığı aydınlatmaktan aciz bir fenere dönüyoruz olaylar karşısında.Karma karışık gördüğümüz olaylarda süreci, kedinin dolaştırdığı yün yumağına döndüren bizim birbirinden farklı bakış açılarımız.Yenilgiye uğrama korkumuz.Ne diyor ozan:

Aşk Sözü I


Yazgının gülü,bizi yaralamaya bakardın
ama eğilirdin kurtuluşa giden giz gibi
ve güzeldi seçtiğin o buyruk
ve hazır kılıçgibi gülüşün.

Çevriminin yükselişi ile canlanırdı doğa
senin dikeninden çıkardı yolun düşüncesi
Sana egemen olmak için uyanırdı hızımız
ve kolaydı dünya:Basit bir yürek atışı.
Y. Seferis
Türkçe: Ö.İnce-H.Millas

Basit bir yürek atışı...İşi basit kılan onu algılama tarzımız .Acz içinde olma duygumuz süreci alt üst ediyor.Burada işin içine geleneksel ve kişisel davranış kalıplarımız giriyor ve hava gittikçe kararıyor.
Bazan o kadar kararıyor ki etrafımızı görmüyoruz yaşadığımız yeri beğenmiyoruz.Biz iyiyiz güzeliz . Bu işi karıştıran dış mihraklar...

Kent
Başka diyarlara,başka denizlere giderim,derdin.
Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa.
Sanki bir hükümle yazgılanmış her çabam;
ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya.
Daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım?
Nereye çevirsem gözlerimi,nereye baksam burada
gördüğüm kara yıkıntılarıdır hayatımın yalnızca
yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın.
Yeni ülkeler bulamayacaksın,bulamayacaksın yeni denizler.
Hep peşinde,izleyecek durmadan seni kent.Dolaşacaksın
aynı sokaklarda.Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
ve burada,bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
Hep aynı kente varacaksın.Bir başka kent bekleme sakın,
ne bir gemi var,ne de bir yol sana.
Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
yıktın onu,işte yok ettin onu tüm yeryüzünde.(1910)
Konstantinos Kavafis
Türkçe : H.Millas-Ö.İnce


Bütün söylediklerime rağmen olumlu bir bakışla memnuniyetsizlikte yararlı demiştim.Evet tabi ki yararsız duygu yoktur. Aşırısı vardır yalnızca...Zaten verilenle yetinmek insanın doğasına pek uyan bir durum değil.Ne yani, ''patron biraz eli sıkı, ne yapalım.Bu maaşla idare edelim ölmeyiz nasıl olsa'' mı diyeceğiz.Ekonomi imf'ye teslim ama ne yapalım zengini seviyorlar,Buna da şükür ''mü diyeceğiz memnun olmak için . Yok daha neler...? Elbette memnun olmayacağız .Bundan doğal ne olabilir ki.
Sol bakış , özü itibari ile yani insanın insan olma sorununu başat ilan ettiği için bu nokta da ''en '' denilen noktadadır.''En güzel deniz henüz gidilmemiş olandır ''olduğuna göre memnuniyetsizliğe mahkumdur.
Sol iktidardayken bilemuhalefet olmaktır bir yerde.Ama bu noktadaki memnuniyetsizlikle ilk bahsettiğim arasındaki farkı sanırım belirtebildim.

2 yorum:

erhanbey dedi ki...

1. şu 'keşke'ler sözlüklerden mutlaka çıkartılmalı!
2. her noktalam işaretinden sonra mutlaka diğer sözcüğe geçerken bir ara verilmeli-aksi taktirde yazının okunması güçleşiyor..
3. Bu 'bizimkiler' mutsuz olmak için bahane yaratmadan duramıyorlar.
4. Süper bi yazı olmuş bu.
5. Öperim arkadaşımı.

muallime dedi ki...

Muhammed kadem bastı Şefi olmaktı kastı
Hakkın sevgili dostu Şükür elhamdüllillah
Ol Habibin yanları Cennettedir canlıları
Sevenleriz anları Şükür elhamdülillah
Kalbimin vus'atına Aklımın ziyadına
Fikrimin kuvvasına Şükür elhamdülillah
Yiyelim nimetini O gelim rahmetini
Analım Hazreti Şükür elhamdülillah
Harç edelim varımız Kurban olsun canımız
Kur'an'dır imanımız Şükür elhamdülillah
Suretin hüsnüne Cismimin sıhhatini
Kabrimin nuruna Şükür elhamdülillah
Stkı kulun şükrünü Kabul eyle Yarabbi
Dergaha sürem yüzü Şükür elhamdülillah
KIRBAŞ DEDE
(Hafız Süleyman Kırbaş)