Çarşamba, Mayıs 07, 2008

Milliyetçi, Muhafazakar mı Dediniz?


Yurdumun tadına doyamadığı tipolojisi ne menem bir
şeydir bir inceleyelim :
* Miskindir. Düşünmeyi yorucu bulur.Derinlemesine
sorgulamayla uğraşmaz Birisini eskaza yaparken
dinlerse haklı bulabilir, ama aynı bildiğini okumaya
devam eder.
* Kraldan çok kralcıdır.Devletine ve efendilerine laf
söyletmez. Nedenler üzerine düşünmeyi sevmediğinden ,
bunu yapanların doğuştan gafil ve hain olduğunu düşünmeye
meyyaldir.Devletin bir aygıt olduğu ve onu elinde tutanların
farklı ve özel amaçlar için kullanabileceğini düşünmek istemez.
* Farklılıklardan ve alışkanlıklarının değiştirilmesinden
hoşlanmaz. Kendi gibi düşünmeyenler hep düşmandır,
dış odaktır , gavurdur. Farklı gördüğü bir şeye saldırıp
saldırmama konusunda efendilerinin
normalitelerine icap eder. Onların onayladıklarını ,
bazen mırın kırın etse de kabullenmesi zor değildir.
* Güce aşıktır , güçlüden yana olur. Ezilenlere hep
acısa da dürtüleri düşeni tekmelemeyi emreder.
* Birey olarak korkaktır.kendine güvenmez ve
ezik hisseder.Küçük de olsa bir topluluk
oluşturdukları zaman onun içinde aslan kesilir.
Kahramanlık hikayeleri ve sevgisiz, kof bir pohpohlama
ile büyütüldüğünden saldırmayı ,yakıp yıkmayı linci
kahramanlıklarının bir parçası olarak görür. Anlamaya
çalışmak , empati kurmak onun için dünyanın en zor
şeyidir.Evreninin merkezinde hep kendisi vardır.
* (Pek çoğu için ) Her yerde hayatın sillesini hep yiyendir.
Bir kör döğüş içindedir.Net değildir. Hep bir kavga
halinde.Öyle bir eziklik hali ki onu savunsanız bile
o bunu görmemeyi veya çarpıtmayı uygun bulur.
Böyle durumlarda sözlü ve fiziksel şiddetine maruz
kalsanız bile kendinizinden çok onun mağdur insan
olduğu ile ilgili ikircikli duygular yaşayabilirsiniz.
* Paradan hoşlanır. Müslümanın malının ortak
olduğu sadece fakirler arasında dolanan bir efsanedir.
Evet, yardım yapmayı sevenleri de vardır.
Ama önce birilerinden meşru yollarla çalmaları
gerekir ki bu çok normaldir.
* Normal bir sevgi yoktur pek çoğu için. Sevgi de
bile hep bir fanatiklik hali: Ölümüne sever.
Hayatında değer verdiği herşeyi kutsar.Herkesin de onları ,
kendisi gibi kutsamasını ister.Bu istediklerini , kendisinden
başkalarının da bekleyip isteyebileceğini düşünmez.
Düşünse bile bunun onun için anlamı yoktur.
* Sloganları düşünce yapar. Derinlikten hoşlanmaz.
Hep bir ezber hali... Ta ki birileri belleğine yeni bir dosya
yükleyene kadar.
* Aşırı vatansevicidir ama kendi dilinden bir öykü bir
roman okumaz. Şiir yazsa da bunlarda argonun ve
fanatizmin icrasından ibarettir. Sanatçıların çoğu
onun için zaten tukakadır. Türkü dinler. Ancak
sadece dinler , onların icra özellikleri, yöreleri ,
folklorik köken, nitelikleri ile ilgili pek azı fikir
edinmek ister. Müzik zevki 2-3 müzik türü ile sınırlıdır.
* Aşırı vatansevicidir ama yurdun çakalı , börtü
böceği , uçan kuşu, esen yeli, akan suyu, yokolan
ormanı ve toprağı ile ilgili hiç bir çalışmada,
hiç bir eylemde, hiçbir savunmada isimini cismini
göremezsin.Bunlar sevilip korunmadan , hele ki
vatanı paylaştığın insanını , bırakın dünyalı
görmeyi , uzaydan gelip her yeri zaptetmek
isteyen bir Saylonlu olarak görerek vatanın
sevilemeyeceğini , ezberini kıramayacağın için
anlatamazsın.
* Duyarsızlık had safhadadır. Bıçak kemiğe
dayanmadan hiçbir şey yapmaz.Sohbetlerde
ortaya konan eleştiri , daha çok birşeyleri ya da
birilerini çekiştirme biçiminde tecelli eder. Buna
karşılık alternatif ürettiği ise pek nadirdir.
* Muhafaza etmeyi sever . Çer çöp ne bulurlarsa
her şeyi muhafaza eder. Koksa da rahatsız olmaz,
atmaz. Aşırı bağlılık ve bağımlılık duyguları
buna engeldir.
* Evrensel değer üretemez.Evrenle çok fazla işi
olmaz zaten.
* Bir kahraman üretip onun etrafında kümelenmeyi
sever. Biat ederek , dünyevi kaygılardan sıyrılmayı
tercih eder çünkü bu onu rahatlatır. Kendisini ,
ona ve onun etrafında şekillenen değerlere adayarak,
en kolay yoldan bir ideale sahip olur.
* Erkeğin egemenliğinden taviz vermez.
Kendi hayatındaki kadınlara, kendinin yapacağı
her türlü pervasızlığı reva görürken başkalarından
gelen en masum tavırları kıskanç bir korumacılıkla
engeller.Bu uğurda yapamayacağı yoktur.
Söz konusu şahıs kadınsa yerinin evi olduğunu bilir.
Erkeğinin işine karışmaz.Güvensiz dünyada en rahat
yaşama şeklinin bu olduğunu düşünür,
düşünmezse düşündürülür.

*
...

Bu kısa değerlendirme yazısında izah ettiğim gibi,
onu böyle tanıyor olmam, sizce benim suçum mu şimdi?

1 yorum:

erhaNBey dedi ki...

o böyle ama ne olacaksa yine onunla olacak.
..onlar ki uyup hainin iğvasına / sancakaları elden yere düşürürler / ve düşmanı meydanda koyup kaçarlar evlerine...