Çarşamba, Eylül 05, 2012

İtaat ve iktidar



"İktidarın kitlelerin kederine ihtiyacı vardır."(Spinoza)  Korkuya, itaate, sığınmaya, nefrete, kıskançlığa... Yani iktidar yapıları ancak insanı zayıflatıp kötü duygulara garkederek işleyebilir çünkü güçlü, etkin ve canlı bir insan itaat etmeyi aklına bile getirmez.
Express  
2012-129 s/43

Pazar, Haziran 24, 2012

Sanat ve Gerçek

“Sanat, gerçek’in gözümüzü almasıdır: Geriye kaçan hilkat garibesi maskelere düşen ışıktır gerçek, ondan ötesi değil.”
 Franz Kafka

  “Sanat, gerçek sanat, zulmün, şiddetin, tüketici oburluğunun, insanca olmayan her davranışın karşısındadır. Çünkü bana göre ne olursa olsun, her türlü sanatın birinci işi başkaldırıdır. Sanat insanları yalana, zulme, bitip tükenmeyen anlamsız savaşlara, bütün kötülüklere karşı uyarır. Umut, insanlığın sahip olduğu en büyük değerlerden biridir. 
Yaşar Kemal

Hükümetler ve Faşizm ve Tamamlayıcı Unsur Din

 
"Hiç bir hükümet faşizmi yok etmek üzere savaşmaz. Burjuvazi, güç elleri arasında kayıp gittiğinde, ayrıcalıklarını tekrar kazanmak için faşizmi diriltir".

 "Işığıyla aydınlatan tek kilise, alevler içinde yanan kilisedir".

B.Durruti

Pazartesi, Haziran 11, 2012

Tuhaf Bir Uygarlık ya da Kapitalistlerin Kurtuluşu

    Kapitalizm, ücretli emek sömürüsüne dayanan, yegane ereği kâr etmek, ve kârı artırmak olan, canlı olan her şeyi ölü nesnelere, metalara dönüştüren, kullanım değerinin yerini değişim değerinin aldığı, var olabilmek ve varlığını sürdürebilmek için sürekli büyümek zorunda olan, toplumun temel üretici güçlerinin ve yaşam araçlarının dar bir sermaye sınıfının elinde olduğu, her türlü ahlâkî değere yabancılaşmış [ahlâk dışı değil ahlaksız], parasal ve maddi olan, hesaplanabilir-ölçülebilir olan dışında hiçbir insanî değere itibar etmeyen, eşyanın onu üreten insandan daha değerli sayıldığı, ekonomik olanın politik sosyal ve kültürel olanın önüne geçtiği, araçlarla amaçların ters-yüz olduğu, öküzün arabanın arkasına koşulduğu... tuhaf bir uygarlıktır...
   Aslında söz konusu olan, bir birey olarak kapitalistin denetlemesi mümkün olmayan cehennemî bir yarıştır, dolayısıyla, bir birey olarak kapitalistin iradesinin bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Kapitalist patron büyük bir servete sahip olsa, büyük bir zenginliği denetlese de son tahlilde kendi mantığına göre işleyen bir çarkın sadece bir dişlisidir. Bu yüzden toplumun kapitalizmden kurtuluşu, kapitalistlerin de kurtuluşu olacaktır dense yeridir...
Fikret Başkaya
Yeni Paradigmayı Oluşturmak

Çarşamba, Mayıs 23, 2012

Greve Gitmeyenlere Masallar ya da Düzenin Tilkileri


       Aslan, kurt ve tilki arkadaş olup avlanmaya çıkmışlar. Günün sonunda, bir öküz, bir keçi ve bir de tavşan avlayan kafadarlar avlarını mağaraya getirmişler. Aslan, kurda dönerek; “Hadi bakalım!” demiş.  “Şu avları paylaştır da karnımızı doyuralım.”
     Kurt ezile büzüle; “Ey büyük sultanım!” demiş. “Şu öküzü siz buyurun, keçi benim, tavşan da tilki kardeşin olsun.”
     Aslan birden çok kızmış. Ve “Bre küstah!”  demiş. “Sen kim oluyorsun? Ben varken sana pay etmek düşer mi? Sonra da bir pençe darbesiyle kurdu yere sermiş.  Bu kez tilkiye dönüp; “Öyle aval aval bakma da paylaştır şu avları bakalım!” demiş. Tilki; “Haşmetli sultanım! “ diye söze başlamış. Pay etmek haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim. Tavşan sabah kahvaltınız; öküz, öğle yemeğiniz olur, keçiyi de akşam yersiniz.”
     Aslan bu paylaştırmadan çok hoşlanmış ve tilkiye, bu kadar adil paylaştırmayı nereden öğrendiğini sormuş. Tilki de; “Yüce efendim!” demiş. “Şu haddini bilmez kurdun halinden öğrendim.”

Salı, Mayıs 15, 2012

Adaletsizliğin Bekçilerine Masallar

Bir köpek, bir ceylanı kovalıyormuş. Ceylan kaçarken, "Sen beni asla yakalayamazsın" diye bağırıyormuş. Köpek, " nedenmiş o?" diye sormuş. Ceylan, "Çünkü ben canımı kurtarmak için koşuyorum, sense efendinin isteğini yerine getirmek için koşuyorsun" diye yanıtlamış.
Sümer Hayvan Masalları
M. İlmiye Çığ / Kaynak Çocuk

Pazartesi, Nisan 30, 2012

Ahlak ve Tevazu

Artık hiç kimse hükümetle çelişmiyorken konuşma özgürlüğünün; kimse zorlayıcı sorular sormak niyetinde değilken basın özgürlüğünün; hiç protesto olmuyorken toplanma özgürlüğünün; seçmenlerin yarıdan azı oy veriyorken genel seçim haklarına sahip olmanın; aradaki duvarlar düzenli olarak onarılmıyorken din devlet ayrılığı ilkesinin olmasının ne anlamı kalıyor. Kendi adımıza düşünemiyorsak,otoriteyi sorgulamak istemiyorsak, o halde güç sahiplerinin elinde oyun hamuruna döneriz. Ancak, yurttaşlar eğitimliyse, kendi görüşlerini oluşturuyorlarsa, güç sahipleri de bizim için görev yaparlar. Her ülkede çocuklarımıza bilimsel yöntemi ve bir "Haklar Yasası" nı gerekli kılan nedenleri öğretmeliyiz.Böylelikle belli bir ahlak ve tevazu düzeyine erişilir, topluluk ruhu gelişir.İnsan toplumu olarak içinde barındığımız bu iblisli dünyada, çevremizi saran karanlık ile aramızda duracak belki de tek engel budur.
Carl Sagan
Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı
s/ 439-440 /Tübitak

Cuma, Nisan 13, 2012

Kuşku ve Özgürlük


"Sorgulayan akıl , yaşamda bir kişinin sahip olabileceği en değerli hazinelerden biridir. Bu nedenle Aristo'nun öğüdüne kulak vermek akıllıca olacaktır :
Bir kişi eğer kendini eğitmek isterse, ilk iş olarak kuşku duymalıdır, çünkü kuşku duyarak gerçeği bulacaktır."

Charles M. Wyon - Arthur W. Wiggins

Kuşkunun olduğu yerde özgürlük vardır.

Latin özdeyişi

Dünya ve Umut



"Dünya, 15 yaşından küçük çocuklara din dersi vermeyecek kadar dürüst olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz."

/ Arthur Schopenhauer

Çarşamba, Nisan 04, 2012

Durumlar ve Sorular

 


Korkaklık şu soruyu sorar:
-Güvenli mi?
Menfaatçilik şu soruyu sorar:
-Faydalı mı?
Kibir şu soruyu sorar:
-Popüler mi?
Ama vicdan şu soruyu sorar:
Adaletli mi?

Martin Luther King

Perşembe, Mart 29, 2012

Azınlıklar ve Çocuklar

 

İlerleme, aydınlanma, bilim;   dinsel, politik ve ekonomik özgürlük yolundaki her çaba kitleden değil azınlıklardan kaynaklanır.
Emma Goldman


Çocuklar siyasi tutuklulardır. 
Gilles Deleuze

Cuma, Mart 23, 2012

Gerçekliği Hissetmek

Ateizm bana hiçbir şey sağlamıyor.
Hiç sağlamadı ve sağlamayacak da…

Beni iyi hissettirmiyor ya da rahatlatmıyor.
Hasta ya da kötü hissettiğimde yanımda bulunmuyor.
İhtiyaç duyduğum zaman müdahale edemez.
Beni nefrete karşı korumuyor.
Başarılı olmamı ya da kaybetmemi umursamıyor.
Gözlerimdeki yaşı silmiyor.
Gidecek hiçbir yerim olmadığında yapacağı bir şey yok.
Bana bilgece sözler söyleyip, akıl vermiyor.
Bana dikte eden öğretileri yok.
Bana neyin iyi ya da neyin kötü olduğunu gösteremez.
Kimseye ilham ve heyecan vermiyor.
Hedeflerime ulaşmama yardım etmiyor.
Eğlenirken ne zaman duracağımı söylemiyor.
Tek bir ruhu kurtarmış değildir.
Başardığım hiçbir şey için takdir etmiyor.
Dizlerimin üzerine çökerek yalvarmamı sağlamıyor.
İnanmaya zorlamıyor.
Sonsuza kadar işkence etmiyor.
Başkalarına nefretle ve aşağılamayla bakmamı öğretmiyor.
Neyin doğru neyin yanlış olduğundan bahsetmiyor.
Kimin kime aşık olamayacağını söylemiyor.
Kimseye nereye ait olmadığını söylemiyor.
Hayatın yaşamaya değer olduğunu size düşündürmüyor.

Bana hiçbir şey sağlamıyor evet, bu doğru.
Ateizm bana hiçbir şey sağlamıyor,
çünkü ondan bunu istemedim hiç.
Ateizm hiçbir şey sağlamaz
çünkü, buna ihtiyacı yok.

Din ise size her şeyi vadeder
çünkü ondan istediğiniz bu.
Din ya da iman sahibi olmaya ihtiyacınız yok.
Bunu istiyorsunuz,
çünkü güvende hissetmeye ihtiyaç duyuyorsunuz.
Ben gerçekliği hissetmek istiyorum, daha fazlasını değil.
Bu yüzden ateizm bana her şeyi sağlıyor.
Dinin çok evvelden çaldığı her şeyi…
Richard Coughlan